Çift ve Aile Danışmanlığı | Metafor Psikolojik Danışmanlık | Ankara Psikolojik Danışma

Çift ve Aile Danışmanlığına Duyulan İhtiyaç

Uzmanımız Ayşegül Anayurt’un 03.09.19 tarihli Ticari Hayat Gazetesi ile yapmış olduğu röportajı gözden geçirebilirsiniz…

Evlilikte sorumluluk bir kişiye yüklenmemeli !

Son yıllarda ‘Çift ve Aile Danışmanlığı’ eskiye göre daha çok bilinen bir alan. Hatta popüler meslekler arasında olduğunu söyleyebiliriz. Dışarıdan biraz gizemli görünse de aslında kendi koşullarında önemli güçlükleri, handikapları olan bir hizmet alanı. Eşimiz veya sevgilimizle yaşadığımız bir sorun çözümsüzlüğe girdiğinde ilk aklımıza ‘Çift ve Aile Danışmanlığı’ gelir. Kimi zaman sorumuz o kadar büyük gelirki gözümüze, onların bile bu sorunu çözebileceğine inanmayız, bazen de bize mutlak kurtarıcı gibi gelirler. Araştırmalar; özellikle son 35 yılda dünyada boşanma oranlarında dramatik bir artış olduğunu göstermektedir. Türkiye’de ise boşanmaların son 20 yılda artış gösterdiğini söyleyebiliriz.

Ticari Hayat Gazetesi olarak Uzman Psikolojik Danışman Ayşegül Anayurt ile ofisinde buluştuk. Anayurt’a  ‘Çift ve Aile Danışmanlığı’ konusunda en çok merak edilen soruları sorduk. Sorularımızı cevaplayan Anayurt, “Dünyada ve ülkemizde, çift ve aile yapısının giderek değiştiği gözlenmektedir” dedi.

Öncelikle bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Merhaba, ben Uzman Psikolojik Danışman Ayşegül Anayurt…  Şu anda Metafor Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde çalışıyorum. Aynı zamanda da Ankara Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde doktora eğitimime devam ediyorum. Bireysel psikolojik danışmanlık, aile danışmanlığı, kariyer danışmanlığı alanlarında çalışmalarımı yürütüyorum. Anne-baba-çocuk iletişimi, ebeveyn tutum ve davranışları gibi konularda da araştırmaları sürdürüyorum.

Peki, Çift ve Aile Danışmanlığına kullanılan yaygın yöntemler nelerdir?

Aile Danışmanlığı sürecinde kullanılan pek çok sayıda teknik ve yöntem bulunmaktadır. Bu tekniklerin her biri kuramlar içerisinde tanımlanmaktadır ve belirli müdahaleleri içermektedir. Ailenin problem durumuna ve danışmanın probleme olan bakış açısına göre kullanılan yöntemler değişmektedir. Burada önemli olan nokta; kullanılacak teknik ve yöntemin ailenin rol, sorumluluk, kural, hedef, motivasyon gibi durumlarını algılamasına yardımcı olacak araçlar olduğudur. Çünkü; aile danışmanlığında danışanlar ve danışman arasındaki ilişki kullanılacak olan çoğu yöntemden daha etkilidir. Kurulacak iyi bir ilişki danışanların süreçten verimli bir şekilde yararlanmasına ve problemlerine ilişkin farkındalık kazanmasına yardımcı olacaktır.

En çok merak edilen sorulardan bir tanesi de çift ve aile danışmanlığı seansların ne kadar süreceği konusu, seanslar ile ilgili bir standart var mı?

Aile danışmanlığının genel amacı; ailenin yaşam kalitesini artırmak ve aile içerisinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik farkındalık kazandırmaktır. Ailelere sunulan psikolojik yardım sürecinde; aile içi ilişkilerin geliştirilmesi, ilişkilerin desteklenmesi, ailedeki problemin etkin şekilde ele alınabilmesi ve sağlıklı iletişimin kurulabilmesi önemlidir. Aile danışmanlığı hizmeti ile bireylere ve ailelere destek sunularak; aile içi iletişimin güçlenmesi, problemlerin etkili bir şekilde ele alınması ve değerlendirilmesi, çatışmaların çözülebilmesi konusunda aile danışmanı çiftlere destek olmaktadır.

Anayurt, “Her ilişkide problem örüntüsü farklı olabilir”  

Her ilişkide problem örüntüsü farklı olabilir. Bu noktada çiftlerin ihtiyaçları doğrultusunda oturum sıklığı ve oturum sayısı değişkenlik göstermektedir. Aynı zamanda oturumların ne kadar süreceği konusunda uzmanın benimsemiş olduğu kuramsal bakış açısı da önem kazanmaktadır. Ancak genel olarak belirtmek gerekirsek; düzenli ve zamanında katılımla problemin çözümüne ulaşılması ve değişimin kalıcı hale gelmesi için çoğu ailede oturum sayısı 8-10 arasındadır. Bununla birlikte katılım sayısının daha az olduğu durumlarda aile danışmanı özem oturumlar da düzenlemektedir. Özetle her danışanın probleminin farklı olması, verilen görev ve sorumlulukları yerine getirmesi, kendisinden beklenen uygulamaları yapması konusunda farklı bir hızda ilerleyeceğini de söyleyebiliriz. Aslında oturum sayısı; danışanın hızına ve farkındalık düzeyine, problemin ele alınmasına, uygulamaların yerine getirilmesine göre değişmektedir.

Danışanın sürece katkısı nasıl ve ne ölçüde olursa verimli olur? 

Bireysel psikolojik danışma süreci gibi aile danışmanlığı sürecinde de danışanın sürece ilişkin gönüllü olması çok önemlidir. Danışanın süreci iyi bir şekilde yürütebilmesi için gönüllü olmanın ilk koşul olduğunu belirtebiliriz. Danışan sürece gönüllü bir şekilde devam ederse; danışma oturumlarında ele alınan problemin ve çözümün farkındalığı daha hızlı bir şekilde olacaktır.

Psikolojik danışma süreci; danışan ve danışman arasındaki profesyonel yardım ilişkisine dayanmaktadır. Danışanın süreçten en etkili sonucu elde etmesi için aktif katılımı ve çabası gerekmektedir. Sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesinde; psikolojik danışman ile danışanın birtakım sorumlulukları bulunmaktadır. Örneğin; oturumlara düzenli katılım oldukça önemlidir. Danışan süreci sonlandırmak isterse bu durumu öncesinden psikolojik danışmana bildirmelidir. Çünkü sağlıklı bir sonlandırma için bu durum gereklidir. Psikolojik danışma sürecinde danışman ve danışanın işbirliği içerisinde çalışması gerekir. Danışan; kendisinden beklenen sorumlulukları (örneğin; oturumlara düzenli gelme, uygulamaları yerine getirme gibi) yerine getirmelidir. Süreçte belirtilen durumlara dikkat edildiği taktirde danışan süreç ve problemiyle ilgili beklentilerini karşılayacaktır.

Evli çiftlere ya da evlenmek isteyen adaylara önerileriniz nelerdir?

Evlilik, hem olumlu hem de olumsuz yönde bireylerin yaşamlarını etkileyebilmektedir. Ancak, evliliklerin olumlu etkiye sahip olmasında; evlilik uyumunun önemli bir rolü bulunmaktadır. Evlilik uyumu, evlilik ilişkisinin sağlıklı ve mutlu bir biçimde sürdürülmesini ifade eden önemli kavramlardan biridir. Evlilik uyumu; eşlerin günlük yaşantılara, bu yaşantılar içerisinde değişen koşullara uyum sağlamaları ve süreç içerisinde kazanılan rol ve sorumluluklara uygun olarak değişebilmeleri olarak nitelendirilebilir. Evlilik uyumu ile birlikte evliliklerin kalitesi arttıkça; bireylerin fiziksel sağlıklarının iyileştiği ve çiftlerin çatışma yaşadıklarında bile üstesinden daha kolaylıkla gelebildikleri görülmektedir. Bunun sonucunda ise eşlerin ev içi sorumlulukların paylaşımı, akraba ilişkileri, boş zamanların değerlendirilmesi, çocuklarla ilgili sorunlar, ekonomik durum, beklentiler ve amaçlar ile ilgili ortak bir görüş benimseyebildikleri ve boşanma olasılığının azaldığı gözlenmektedir.

Anayurt; “Eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve saygı duymaları oldukça önemlidir” 

Evlilik yaşamının sağlıklı bir şekilde yürütülmesinde ve problemlerin etkili bir şekilde çözümlenmesinde; eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve saygı duymaları, bu sevgi ve saygıyı davranışlar yoluyla birbirlerine iletebilmeleri, duygu ve düşüncelerini paylaşmaları oldukça önemlidir. Bununla birlikte eşlerin özellikle; ailevi konular, bireysel farklılıklar, değerler gibi konularda birbirlerine karşı anlayışlı davranmaları ve birbirlerini kabul etmeleri evlilikte uyumun ve aile yaşantısının temel konularındandır.

Anayurt “Son yıllarda evlilik öncesi çift danışmanlığına ilgi ve talep arttı”

Özellikle son yıllarda evlilik öncesi çift danışmanlığı ile bireylerin evlilik yaşantısına uyum sağlamaları, beklentiler, rol ve sorumlulukların paylaşımı, aile içi iletişimin güçlenmesi, çatışmaların sağlıklı bir şekilde ele alınması konusunda, bireylerin güçlenmesi amaçlanmaktadır. Aslında çiftlerin üzerinde durması ve dikkat etmesi gereken konuları şu şekilde özetleyebiliriz. Aile yaşantısındaki sorumluluğu tek bir bireye yüklemek yerine evdeki kurallara birlikte karar vermeniz yaşantınızı güçlendirecektir. Özellikle bu kurallar oluşturulurken; birlikte bir masa etrafında toplanarak evde yaşayan bütün aile bireylerinin sorumlulukları alma konusunda fikir alışverişinde bulunması ilerde yaşanabilecek olası problemlerin önüne geçecektir. Bununla birlikte; çiftler özellikle ilişkinin ilk zamanlarında daha çok birlikte vakit geçirmek ya da etkinlik yapmak isteyebilirler. İlişkinin ilerleyen evrelerinde ise bu oran gittikçe düşmekte ya da tam tersi sosyal ortamdan izole olarak sadece çift zaman (iki kişi ile yapılan aktivite) etkinliklerine vakit ayrılmaktadır. Ancak önemli olan nokta; çiftlerin hem tek bir birey olarak kendi başlarına da yapabilecekleri etkinlikler oluşturmaları hem de çift olarak birlikte vakit geçirilen zaman konusunda dengeyi kurabilmeleridir. Burada üzerinde durulması gereken durum; ben ve biz dengesinin sağlıklı bir şekilde ilişkide var olabilmesidir. Bütün bu belirtilen durumlar gerçekleşirken; konu ne olursa olsun saygıyı ilişkinizden uzak tutmamak oldukça önemlidir. Çünkü çiftlerin öncelikle bir birey olarak değerlerini ve birbirini kabul etmesi gerekir. Yaşam içerisinde pek çok yaşam döngüsü (evliliğin ilk yılları, çocuğun dünyaya gelmesi, çocuğun okula başlaması, evden ayrılması, emeklilik gibi) bulunmaktadır. Bu yaşam döngülerini sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için bireylerin olaylara, durumlara ve problemlere yönelik esneyebilmesi ve bakış açısını değiştirmesi de ilişki için önemlidir.

Türkiye’de aile danışmanlığı ne konumda?

Araştırmalar; özellikle son 35 yılda dünyada boşanma oranlarında dramatik bir artış olduğunu göstermektedir. Türkiye’de ise boşanmaların son 20 yılda artış gösterdiğini söyleyebiliriz. Boşanma olgusunun artması ile birlikte evlilik hızının da düşmesi TÜİK verilerine yansımaktadır. Bundan dolayı da aile danışmanlığı kavramı özellikle Türkiye’de son yıllarda önem kazanan bir yapı haline gelmektedir. Dünyada ve ülkemizde, çift ve aile yapısının giderek değiştiği de gözlenmektedir.  Değişen ekonomik ve toplumsal normlar, aile yapısını, ilişkileri ve evlilik yaşamını etkilemektedir.  Çift ve aile yapısının değişmesi, rol ve statülerde değişimlerin yaşanması ise pek çok probleme neden olmaktadır. Bazı ilişkiler ve aile üyeleri, bu değişim ve gelişimler karşısında zorluklarla karşılaşmakta ve karşılaştıkları problemlerle başa çıkamamaktadır. Bu değişiklikler; ilişkiye, aileye ve evliliğe ilişkin beklentilerin karşılanamamasına neden olarak, problemlerin artmasına yol açmaktadır. Bütün bu değişimler birlikte toplumun psikolojik danışma sürecine ilişkin bakış açısının olumlu yönde ilerlemesi ve ilişkilerinde problemlerini çözebilmek için arayış içerisinde olmaları da aile danışmanlığı sürecini öne çıkarmaktadır.  Son yıllarda; evlenme oranının düşmesi, boşanmaların artması ve aynı zamanda evlilik öncesindeki bireylerin de farkındalıklarının artması ile aile danışmanlığı önem kazanmıştır. Ayrıca aile danışmanlığı sürecinde beklentilerini karşılayan, problemlerini etkili bir şekilde çözüme ulaştıran bireyler; sürece başlama konusunda kararsızlık yaşayan ailelere örnek olmaktadır.  Bu durum; psikolojik danışmana başlayan bireylerin sayısını da günden güne artmaktadır.

2019-09-25T10:48:28+03:00